1 Nisan 2015 Çarşamba
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - GELİNİN DİL ÇÖZME TÖRENİ
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - GELİNİN DİL ÇÖZME TÖRENİ
M. FARUK KUTLU
...“Nuskulun Mott Bastiyta” töreni yani “Gelinin Dil Çözme” töreni; gelinin yakınlarıyla birlikte su dolduracakları kap kaçakları alarak evden ayrılmalarıyla başlardı. Erkeğin ağabeyi ve arkadaşları da hediyeleri yanlarına alarak yola çıkardı…
(Yazıdan bir bölüm)
28 Mart 2015 Cumartesi
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI-VAK VAK, VACİ VAK!
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - VAK VAK, VACİ VAK!
M. FARUK KUTLU
Hikayeyi herkes bildiği için buraya kısa bir bölüm ekliyorum.
…..Düğün yeri köprünün
Çardak tarafına kurulmuştu. Her taraf aydınlatılmış, çılgın tempoda düğün
sürmektedir. Vaci hem merak, hem de heyecanla düğün halkasına yaklaşır.
Düğündeki gençler hemen onu alıp baş köşeye geçirirler. Atını da bir ağaca
bağlarlar. Vaci, düğün yapan ne erkekleri ne de kızları, hiç birini tanıyamaz.
“Bunlar ya Kamışçıklı ya da Kargabüklü Çerkezler olmalı” diye düşünür. O sırada
düğündekiler “Vak vak Vaci vak” (Vaci’yi oyuna çıkarın) diye bağırmaya
başlarlar.
Vaci’yi hemen alıp düğün halkasının ortasına
getirirler. En güzel kızla çıkarıp oynatırlar…..
27 Mart 2015 Cuma
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - ŞATO
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - ŞATO
M. FARUK KUTLU
…...Bana hoşça kal der
gibi hafifçe göz kırpıp, sonra ağır ağır caminin yanındaki dükkanın olduğu yere
doğru hareket etti. Merak içinde dönmesini bekledim. Ne zaman döneceğini
kendisi de bilmiyordu. Öğle olmuştu ama hâlâ yoktu. O zamana kadar suyumu
almaya gelenler olmuş, konuşmuşlar, anlatmışlar hiç birini duymamıştım. Aklım
fikrim koca mavi gri arkadaşımdaydı.
Öğleyi
bir iki saat geçtiğinde, önce homurtusunu duydum, sonra kendisini gördüm. Mutlu
bir şekilde yanımda durdu. İlk gün çok ilgi gördüğü için mutluydu. Şimdi de
Çardaklı çocuklar gelmişti yanına. Bakıyorlar, dokunuyorlar, yandaki ağaçlara
tutunup içini görmeye çalışıyorlardı. Sonra içlerinden birisi otobüsün
büyüklüğünden etkilenmiş olmalı ki: “Bu şatoya benziyor” dedi. “Şato, Şato”
diye otobüsün etrafında koşturup kayboldular.
23 Mart 2015 Pazartesi
TAŞPINAR'IN ANLATTIKLARI - MEVZUBAHİS OLAN RAKI İSE, MEZE TEFERRUATTIR!
MEVZUBAHİS OLAN RAKI İSE, MEZE TEFERRUATTIR!
M. Faruk Kutlu
…….damıtılan bütün
içecek kovalara konur, içine bir tas konularak servis yapılırdı. Tası kovaya
daldırıp doldururlar, bir dikişte mideye gönderirlerdi. Ortada meze var yok
önemli değildi. “Mevzubahis olan rakı ise, meze teferruattır” yaklaşımı hakimdi.
……..En gözde yerlerden
biri de Çakhçıra’ydı. Parpi eteklerinden kaynayan suların birleşip aktığı bir
dereydi Çakhçıra. Her iki yanı kavak ve söğüt ağaçlarıyla kaplıydı. ………. gazete kağıdı yere serilirdi. Üzerine şişe ve evden araklanan bardaklar konulur, sigaralar yakılırdı. İlk kadehi müteakiben muhabbet başlar, arada inleyen nameler girer, şişeler bitince de sağlı sollu yalpalarla, Binbaşı yoluna asfalt dökme çalışmasına çıkarlardı.
"Taşpınar'ın Anlattıkları"ndan bölümler halinde alınmıştır...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



